Genel İlke: Ortakların Sınırlı Sorumluluğu

Ticaret şirketlerinde, özellikle limited şirketlerde, ortakların sorumluluğu kural olarak taahhüt ettikleri sermaye payı ile sınırlıdır. Bu ilke uyarınca, ortaklar şirket borçlarından dolayı kişisel malvarlıklarıyla sorumlu tutulamazlar. 

Bu durum, anonim şirketlerde olduğu gibi, limited şirketlerde de şirket alacaklılarının, ödenmemiş sermaye borcu dolayısıyla ortaklara doğrudan başvurma hakkının bulunmadığı anlamına gelir. Şirket alacaklısı, alacağını şirketten tahsil edemediği takdirde, öncelikle şirketin iflasını talep etme yoluna gidebilir. 

İstisnai Durumlar 

Ortakların sınırlı sorumluluğu ilkesinin bazı istisnaları bulunmaktadır. Bu istisnalar, özellikle kamu alacaklarının tahsilinde ortaya çıkmaktadır.

Kamu Alacaklarının Tahsilinde Ortakların Sorumluluğu: Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun (AATUHK) m. 35 uyarınca, limited şirketlerden tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan kamu alacaklarından, ortaklar sermaye hisseleri oranında doğrudan sorumlu tutulurlar ve bu kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulurlar. 

Bu düzenleme, ortakların kötü niyetli girişimlerle kamu alacağının tahsilini engellemesini önlemeyi amaçlamaktadır. 

2.2. Kanuni Temsilci ve Ortak Arasındaki Öncelik Sırası: Kamu alacaklarının tahsilinde, şirket tüzel kişiliğinden tahsil edilemeyen veya edilemeyeceği anlaşılan borçlar için kanuni temsilci ile ortak arasında bir öncelik sıralaması bulunmamaktadır. Bu husus, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu'nun 26.06.2019 tarih, 2013/1 esas ve 2018/1 sayılı kararı ile açıkça hükme bağlanmıştır. 

Bu karara göre, limited şirketin vergi borcunun tahsilinde ortağa karşı takibe başlanabilmesi için daha önceden kanuni temsilcinin takibinin gerekli olmadığı belirtilmiştir. Hem Vergi Usul Kanunu hem de Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'da, şirket tüzel kişiliğinden tahsil edilemeyen vergi borcunun takip ve tahsili ile ilgili olarak şirket ortağıyla kanuni temsilciye başvuru bakımından bir öncelik sıralaması yapılmadığı gerekçe gösterilmiştir.

Dolayısıyla, idare (alacaklı), limited şirketten kamu alacağını tahsil edemediği durumlarda, ortağı ve kanuni temsilciyi arasında herhangi bir sıralama olmaksızın takip edebilecektir. İdare, öncelikle ortağın veya kanuni temsilcinin ya da her ikisinin birden sorumluluğuna gidebilecektir. 

Ancak, bazı Danıştay kararlarında, vergi borcunun şirketten tahsilinin olanaksız hale geldiğinin tespit edilmesi halinde, öncelikle kanuni temsilcilerin takip edilmesi gerektiği, şayet kanuni temsilciden de tahsil edilemezse bu aşamada ortağın takip edilebileceği yönünde görüşler de bulunmaktadır. Bu görüşler, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu'nun kararı ile uyumlu değildir ve genel eğilim, kanuni temsilci ile ortak arasında bir öncelik sırası olmadığı yönündedir.

 Sermaye Koyma Borcunu Yerine Getirmeyen Ortak

Limited şirket ortağının sermaye taahhüdünü yerine getirmemesi durumunda, şirket tarafından ortağın tüm malvarlığına başvurulabilecektir. Bu durumda ortağın sorumluluğu sınırsız ve şahsi niteliktedir. 

Ancak, şirket alacaklılarının, sermaye taahhüdünü ifa etmeyen ortağa karşı doğrudan İcra ve İflas Kanunu (İİK) m. 89 gereğince haciz ihbarnamesi gönderme imkanının olup olmadığı konusunda öğretide farklı görüşler bulunmaktadır. Bir görüşe göre, bu talep hakkı yalnızca şirkete aittir.

Diğer Durumlar

Borçlu Ortağın Borcunun Başka Ortak veya Üçüncü Kişiler Tarafından Ödenmesi: Borçlu ortağın borcunun şirketin başka bir ortağı veya ortakları tarafından ödenmesi halinde, bu ödemenin yapılabilmesi için şirketin herhangi bir karar almasına gerek yoktur. Ayrıca, şirket ve şirket ortakları dışında üçüncü kişiler de borçlu ortağın borcunu ödeyebilir. 

Şirket Malının Ortakların İzni Olmadan Kullanılması: Ortağın izni olmadan şirket malını kimseye borç veremez veya hibe edemez. Ortaklardan biri diğerini yasaklamışken diğeri bunu dinlemeyip de başka bir diyara gitse veya veresiye mal satsa, ortaya çıkan zarardan ortağının hissesini tazmin etmesi gerekir. 

Şirketin Ortağın Borcunu Ödemesi: Şirketin, ortağın borcunu ödeyebilmesi için ortaklar kurulunun bu ödeme konusunda karar alması gerekir. Limited şirketin, ortağın borçlarını ödemesi işlemi, şirketin temel işlemleri arasında olmadığından bu işlem temsil yetkisi dışındadır. Ancak şirketin kanuni temsilcilerinin, genel kurul kararı olmaksızın alacaklıya ödeme yapması halinde şirket, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı yapılan bu ödeme ile bağlıdır. 

Sonuç olarak şirket tüzel kişiliğinden tahsil edilemeyen borçlar için ortaklara karşı takipte, kamu alacakları söz konusu olduğunda kanuni temsilci ile ortak arasında bir öncelik sırası bulunmamaktadır. Her ikisi de aynı anda veya ayrı ayrı takibe tabi tutulabilir. Ancak, özel hukuktan kaynaklanan borçlarda, ortakların sorumluluğu kural olarak taahhüt ettikleri sermaye payı ile sınırlıdır ve şirket alacaklıları doğrudan ortaklara başvuramaz. Sermaye koyma borcunu yerine getirmeyen ortaklar ise şirket tarafından takip edilebilir.

Bilgilendirme: Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; içeriği avukatlık reklamı niteliği taşımaz. Somut hukuki uyuşmazlıklarınız için mutlaka bir avukata danışınız.
← Tüm Makaleler Hukuki Destek Al