Online pazaryerleri (elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcılar) üzerinden üçüncü kişi satıcılar (elektronik ticaret hizmet sağlayıcılar) tarafından taklit, sahte veya marka/tasarım haklarına tecavüz teşkil eden ürünlerin satışa sunulması hâlinde sorumluluk rejiminin tespiti; 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu, 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri ile Yargıtay içtihatları çerçevesinde değerlendirilmektedir.
Ürünü Satışa Arz Eden Satıcının Hukuki ve Cezai Sorumluluğu
Fikri ve Sınai Haklar ile Haksız Rekabet Açısından Sorumluluk
Taklit veya sahte ürünleri pazaryeri üzerinden satışa sunan satıcı (elektronik ticaret hizmet sağlayıcı), marka ve tasarım haklarına tecavüzden doğrudan sorumludur.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m. 29/1 uyarınca: "a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak." "b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek." "c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak." fiilleri marka hakkına tecavüz sayılır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 28.04.2021 tarihli, E. 2020/1211, K. 2021/4183 sayılı kararında; tasarım hakkına tecavüzün sadece üretmekle sınırlı olmadığı, ürünleri satışa arz etmenin de tecavüz teşkil ettiği değerlendirilerek, ilk derece mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararı kaldırılmış ve karar düzeltme istemi kısmen kabul edilerek hüküm davacı yararına bozulmuştur. Kararda: "davacının yoksun kalınan kazanç konusundaki tercihi dikkate alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, Mahkemece hatalı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi yerinde olmamış" ifadesine yer verilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 04.12.2024 tarihli, E. 2023/6730, K. 2024/8662 sayılı kararında aktarılan ilk derece mahkemesi gerekçesinde; "davalılar ... şirketinin üretici, ...'ün ise satıcı olarak 6769 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi kapsamında marka tecavüzünü gerçekleştirdikleri" tespit edilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 17.06.2025 tarihli, E. 2024/6637, K. 2025/4202 sayılı kararında; ilk derece mahkemesinin davalı satıcının "satışa sunduğu ürünlerin taklit edildiğini bilmesi gerektiği halde bu hususa riayet etmediği" gerekçesiyle davayı kabul etmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusu esastan reddedilmiş, Yargıtay ise "İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına" dayanarak kararı onamıştır.
Tacir sıfatını haiz satıcıların basiretli davranma yükümlülüğü bulunmaktadır. Nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 02.07.2024 tarihli, E. 2023/3010, K. 2024/5418 sayılı kararında, ilk derece mahkemesi davalının tacir sıfatıyla yükümlülüğünü "basiretli bir tacir gibi davranmak" olarak nitelendirmiş ve Bölge Adliye Mahkemesinin esastan ret kararı Dairece onanmıştır. Benzer şekilde Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 27.02.2025 tarihli, E. 2024/3031, K. 2025/1334 sayılı kararında aktarılan Bölge Adliye Mahkemesi değerlendirmesinde; satıcının "başkasından satın aldığı ürünü, kendi iş yerinde satarken de basiretli bir tacirden beklenen özeni göstermesi gerektiği" ve "sattığı üründe sahte üretici bilgilerinin kullanılıp kullanılmadığı ile ilgili araştırma yapmayan davalının kusurlu bulunduğu" belirtilerek verilen karar Yargıtay tarafından onanmıştır.
Tescilli marka ve tasarım haklarının ihlali durumunda özel koruma kanunu (SMK) hükümleri uygulanmakta olup eş zamanlı haksız rekabet hükümlerinin uygulanması hukuki dayanak bulmamaktadır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 29.04.2025, E. 2024/4475, K. 2025/2939: "özel kanunla birlikte eş zamanlı olarak haksız rekabet hükümlerinin de uygulanmasının hukuki dayanağı bulunmamaktadır." gerekçesiyle "İlk Derece Mahkemesi kararının DÜZELTİLEREK ONANMASINA" karar verilmiştir; benzer şekilde Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 16.04.2025, E. 2024/4004, K. 2025/2494 sayılı ilamında "haksız rekabet talebi" ibarelerini hükümden çıkarmıştır).
Cezai Sorumluluk
6769 sayılı Kanun m. 30/1 uyarınca: "Başkasına ait marka hakkına iktibas veya iltibas suretiyle tecavüz ederek mal üreten veya hizmet sunan, satışa arz eden veya satan, ithal ya da ihraç eden, ticari amaçla satın alan, bulunduran, nakleden veya depolayan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır."
Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 13.05.2024 tarihli, E. 2023/14489, K. 2024/5139 sayılı kararında; sanığın ürünü Instagram üzerinden aldığını savunması karşısında, çanta satışı yapan sanığın "yaptığı iş gereği katılan firmalar adına tescilli markayı taşıyan ürünlerin taklit olduğunu bilebilecek durumda olduğunun kabulü gerektiği" değerlendirilmiş ve beraat kararı verilmesi nedeniyle "Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesinin, 11.04.2022 tarihli ve 2021/33 Esas, 2022/1397 Karar sayılı kararının ... BOZULMASINA" hükmedilmiştir.
Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 08.01.2024 tarihli, E. 2021/18324, K. 2024/35 sayılı kararında; "suça konu ürünü satışa arz ettiği hususunda şüphe bulunmayan sanık hakkında marka hakkına tecavüz suçunun unsurlarının oluştuğu" belirtilerek beraat hükmü bozulmuştur. Benzer şekilde Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 18.01.2023 tarihli, E. 2021/18012, K. 2023/785 sayılı kararında "suça konu ürünleri satışa sunduğu hususunda şüphe bulunmayan sanık hakkında yüklenen suçun unsurlarının oluştuğu gözetilmeden mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur." tespitiyle beraat hükmü bozulmuştur.
Sanıkların internet sitesi üzerinden orijinal ürün satışı vaadiyle sahte ürün göndermeleri hâlinde ise dolandırıcılık suçu gündeme gelebilmektedir. Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 09.09.2025 tarihli, E. 2021/18598, K. 2025/10915 sayılı kararında; "çantalar teslim edildiğinde orijinal değil sahte ürün gönderilmiş olduğu, sanıkların sahte olduğunu belirtmemiş ve bu yönde katılana bir açıklama yapmamış oldukları" anlaşıldığından, "sanıkların mahkûmiyetleri yerine beraatlerine hükmedilmesi" yasaya aykırı görülerek beraat kararı bozulmuştur.
Online Pazaryerinin (Aracı Hizmet Sağlayıcının / Yer Sağlayıcının) Sorumluluk Rejimi
Genel Kural: Ön Denetim ve Araştırma Yükümlülüğünün Bulunmaması
Elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcılar ve yer sağlayıcılar, platformlarında üçüncü kişi satıcılar tarafından yüklenen içeriği veya satışa sunulan malların hukuka uygunluğunu / orijinalliğini re'sen ve önceden denetlemekle yükümlü tutulmamıştır:
6563 sayılı Kanun m. 9/1 gereğince: "Diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmadıkça, aracı hizmet sağlayıcı, hizmet sağlayıcı tarafından sunulan içerik ve içeriğe konu mal veya hizmetle ilgili hukuka aykırı hususlardan sorumlu değildir."
5651 sayılı Kanun m. 5/1 gereğince: "Yer sağlayıcı, yer sağladığı içeriği kontrol etmek veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırmakla yükümlü değildir."
Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 15.11.2021 tarihli, E. 2021/4000, K. 2021/11403 sayılı kararında; aracı hizmet sağlayıcının "içeriği kontrol etmek, bu içerik ve içeriğe konu mal veya hizmetle ilgili hukuka aykırı bir faaliyetin ya da durumun söz konusu olup olmadığını araştırmakla yükümlü olmadığı" vurgulanmıştır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 11.12.2023 tarihli, E. 2022/3675, K. 2023/7244 sayılı kararında onanan Bölge Adliye Mahkemesi kararında; yer ve aracı hizmet sağlayıcıların "içeriği kontrol ve hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırma yükümlülüklerinin bulunmaması" tespiti teyit edilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 04.07.2024 tarihli, E. 2023/2606, K. 2024/5552 sayılı kararında onanan Bölge Adliye Mahkemesi kararında, pazaryeri "başkalarına ait iktisadi ve ticari faaliyetlerin yapılmasına elektronik ticaret ortamını sağlayan aracı yer/hizmet sağlayıcı" olarak nitelendirilmiş ve satıcının haksız rekabet eyleminin sonucundan sorumlu olmadığı sonucuna varılmıştır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 18.03.2025 tarihli, E. 2024/3469, K. 2025/1888 sayılı kararında; ilk derece mahkemesinin "yer sağlayıcısı olan davalıların herhangi bir yükümlülüğünün bulunmadığı, markaya tecavüz ve haksız rekabet şartlarının oluşmadığı" gerekçesiyle verdiği ret kararına karşı yapılan temyiz itirazları reddedilerek karar onanmıştır.