Borçlunun, alacaklılarının icra takiplerinden veya ihtiyati tedbir uygulamalarından kaçınmak amacıyla mal varlığını gizlemesi, kaçırması veya bu yönde hazırlık yapması durumunda alacaklıların başvurabileceği çeşitli hukuki yollar bulunmaktadır. Bu durum, borçlunun taahhütlerinden kurtulma veya alacaklıların haklarını ihlal etme kastıyla hareket etmesi olarak nitelendirilir.
Mal Kaçırma Kavramı ve Unsurları
Mal kaçırma, borçlunun, alacaklılarının alacaklarını tahsil edebilmek için başvuracağı hukuki yollarla el koyamayacağı şekilde mal varlığını ortadan kaldırması, alacağın elde edilmesini tehlikeye sokması veya güçleştirmesi olarak tanımlanabilir. Bu durum, borçlunun mal varlığını azaltıcı aktif ve pasif tüm davranışlarını kapsar.
Mal kaçırmanın objektif unsurları arasında; malların gizlenmesi, kaçırılması veya bu yönde hazırlık yapılması yer alır. Bu eylemler, borçlunun mal varlığı değerleri üzerinde gerçekleştirilir. Malların kaçırılması, sadece fiili anlamda bir yerden başka bir yere taşınmasıyla sınırlı olmayıp, hukuki yollarla da gerçekleştirilebilir. Örneğin, borçlunun sahibi olduğu bir gayrimenkulü veya aracı muvazaalı şekilde başkasına devretmesi veya değerinin altında satması hukuki anlamda mal kaçırma olarak kabul edilir.
Borçlunun mal kaçırma kastı, yani sübjektif unsur, taahhütlerinden kurtulma amacıdır. Ancak, borçlunun alacaklısını zarara sokma amacı olmaksızın hareket etmesi durumunda, kanunda belirtilen suç oluşmayacaktır. Örneğin, kredi sağlamak, yeni bir işe girişmek veya hastalığını tedavi ettirmek gibi meşru amaçlarla mallarını satması durumunda mal kaçırma kastı bulunmayabilir.
Alacaklının Başvurabileceği Hukuki Yollar
Borçlunun mal kaçırdığına dair şüphe durumunda alacaklı, aşağıdaki hukuki yollara başvurabilir:
1. İhtiyati Haciz ve İhtiyati Tedbir Talebi
Borçlunun mallarını kaçırması, gizlemesi veya bu hazırlık içinde olması, İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 257. maddesinin ikinci fıkrasının ikinci bendinde ihtiyati haciz sebebi olarak kabul edilmiştir. Alacaklı, borçlunun bu tür eylemleri nedeniyle alacağına ulaşmasının tehlikeye girdiğini düşündüğünde, mahkemeden ihtiyati haciz veya ihtiyati tedbir talep edebilir. Bu tedbirler, borçlunun mal varlığı üzerinde tasarrufta bulunmasını engelleyerek veya kısıtlayarak alacaklının alacağını güvence altına almayı amaçlar.
Borçlunun kaçmaya, mallarını kaçırmaya veya gizlemeye "hazırlanması" dahi ihtiyati haciz sebebi olarak değerlendirilebilir. Bu hazırlık, henüz mallar kaçırılmamış veya gizlenmemiş olsa da, borçlunun bu yöndeki gayretleri ve çeşitli işlemlere girişmesi anlamına gelir.
2. Tasarrufun İptali Davası (İİK Madde 280)
Borçlunun, alacaklılarını zarara sokma kastıyla yaptığı ve işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesi gereken hallerde, bu tasarrufların iptali istenebilir. İİK'nın 280. maddesi uyarınca, mal varlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun, alacaklılarına zarar verme kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumun ve zarar verme kastının, işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hâllerde iptal edilebilir.
Bu hükmün uygulanabilmesi için, hem borçlunun hileli tasarruflarını alacaklılarına zarar verme kastıyla yaptığının hem de işlemin tarafı olan üçüncü kişinin bu kastı bildiğinin ispatlanması gerekir. Borçlunun birinci fıkrada beyan olunan durumunu bildiği varsayılan haller arasında, işlemin tarafının borçlunun karı veya kocası, usul veya füruu ile üçüncü dereceye kadar kan ve sıhri hısımları, evlat edineni veya evlatlığı olması yer alır.
3. Hileli İflas Suçu (TCK Madde 161)
Borçlunun, taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemesi, kaçırması veya bu yönde hazırlık yapması, Türk Ceza Kanunu'nun 161. maddesinde düzenlenen hileli iflas suçunu oluşturabilir. Bu suçun oluşması için, borçlunun mal varlığını azaltıcı eylemleri alacaklıyı zarara sokmak amacı ile gerçekleştirmesi gerekir.
Mal kaçırma fiili, malların iflas masasına dahil olan yani alacaklıların alacaklarının güvencesini oluşturan malların bulunduğu yerden başka bir yere taşınması olarak ifade edilebilir. Borçlu, haczedilebilir mallarını başka yere taşıyarak alacaklılarının o mallara ulaşmasını engellemek isteyebilir.
4. Malvarlığını Eksiltici veya Azaltıcı Diğer İşlemler
Borçlu, mal varlığını eksiltmek amacıyla normalden çok daha yüksek ücret alan işçiler istihdam edebilir veya ödeme gücünü aşacak şekilde borçlanabilir. Bu tür işlemler de mal kaçırma kapsamında değerlendirilebilir.
Ayrıca, borçlunun mağazasından sürekli satış yapıp satılan şeylerin yerine yenisini koymaması, mağaza ve depolarını boşaltması veya sadece aktifini dağıtması da mal kaçırma olarak kabul edilir. Borçlunun, piyasa koşulları gerektirmediği halde, malları üzerinde rehin hakkı tesis etmesi veya mallarını makul olmayacak şekilde düşük fiyata satması da mal gizlemesi olarak nitelendirilebilir.
Borçlunun, alacaklısını zarara sokmak amacı ile hareket etmemişse, örneğin kredi sağlamak veya yeni bir işe girişmek amacıyla mallarını satması halinde bu suç oluşmayacaktır. Ancak, borçlunun mal varlığının bir kısmını eşine devretmesi, mallarını sembolik bir bedelle satmış olması, mallarını güvendiği kişilere temlik etmesi yahut kurduğu bir yan şirkete devretmesi gibi durumlar mal kaçırmaya örnek olarak verilebilir.