Bir şirketin iflası halinde şirkette bulunan, şirkete peşinat veya avans olarak ödenen ya da şirket hesaplarına intikal eden müşteri paralarının hukuki akıbeti; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK), 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) ve iflas eden şirketin niteliğine göre 5411 sayılı Bankacılık Kanunu hükümleri çerçevesinde değerlendirilir.

İflas tasfiyesinde geçerli temel kanun hükümleri şunlardır:

İflas Masasının Oluşumu (İİK m. 184): 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 184. maddesi uyarınca; "İflas açıldığı zamanda müflisin haczi kabil bütün malları hangi yerde bulunursa bulunsun bir masa teşkil eder ve alacakların ödenmesine tahsis olunur. İflasın kapanmasına kadar müflisin uhdesine geçen mallar masaya girer."

Müflisin Tasarruf Ehliyetsizliği (İİK m. 191): "Borçlunun iflas açıldıktan sonra masaya ait mallar üzerinde her türlü tasarrufu alacaklılara karşı hükümsüzdür."

Borçların Muacceliyeti (İİK m. 195): "Borçlunun gayri taşınır mallarının rehni suretiyle temin edilmiş olan alacaklar müstesna olmak üzere iflasın açılması müflisin borçlarını muaccel kılar. İflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ile takip masrafları anaya zammolunur."

Para Dışı Alacaklar (İİK m. 198): "Mevzuu para olmıyan alacak ona muadil bir kıymette para alacağına çevrilir. Şu kadar ki iflas idaresi taahhüdün aynen ifasına deruhte edebilir. Bu takdirde alacaklı talep ederse iflas idaresi teminat gösterir."

Sıra Cetveli ve Alacak Sıraları (İİK m. 206): Rehinle temin edilmemiş ve özel imtiyazı bulunmayan alacaklar dördüncü sıra adi alacak sayılır.

İstihkak İddiaları (İİK m. 228): "Üçüncü şahıslar tarafından istihkak iddiasında bulunulan eşyanın kendilerine verilip verilmiyeceğini iflas idaresi kararlaştırır. İflas idaresi; istihkak iddiasını reddederse, üçüncü şahsa icra mahkemesinde istihkak davası açması için yedi günlük bir mühlet tayin ve tebliğ eder. Bu mühleti geçiren üçüncü şahıs, masaya karşı istihkak iddiasından vazgeçmiş sayılır."

Sıra Cetveline İtiraz (İİK m. 235): "Sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren onbeş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecburdurlar... İtiraz eden, talebinin haksız olarak ret veya tenzil edildiğini iddia ederse dava masaya karşı açılır."

Masa Masrafları ve Borçları (İİK m. 248): "İflasın açılmasından ve tasfiyeden doğan masraflar önce çıkarılır. Rehinlerin bedelinden yalnız rehinin muhafaza ve paraya çevrilmesi masrafları çıkarılır."

Banka İflaslarında Mevduat Sahiplerinin Durumu (5411 sayılı Bankacılık Kanunu m. 63): Bankaların iflası halinde sigortalı mevduat Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından karşılanır; sigorta harici kısım ise İİK m. 206 üçüncü sıra kapsamında imtiyazlı alacak statüsündedir.

2. Müşteri Parasının Hukuki Niteliği ve İflas Tasfiyesindeki Rejimi

A. Mülkiyetin Şirkete Geçmesi ve İflas Alacağına Dönüşme

Para misli bir eşya olduğundan, müşterinin mal veya hizmet temini amacıyla şirkete ödediği meblağlar şirket hesabına girdiği anda mülkiyeti şirkete geçer ve şirket malvarlığına karışır. Bu nedenle kural olarak müşteri para üzerinde doğrudan istihkak veya ayni mülkiyet iddiası ileri süremez. Şirketin iflası ile birlikte ifa edilmeyen sözleşmeler sebebiyle doğan bedel iadesi, avans iadesi ve sebepsiz zenginleşme talepleri İİK m. 195 gereğince muaccel hale gelerek iflas alacağına dönüşür ve iflas masasına kaydettirilmesi gerekir. 

Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi (E. 2024/826, K. 2025/458), resmi şekle aykırı sözleşme nedeniyle ödenen bedele ilişkin olarak davacının "ödemiş olduğu bedeli sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince geri isteyebileceği" ve "davacının alacağın kaydı talebinin kabulünün gerektiği" gerekçesiyle alacağın masaya kaydına karar vermiştir. Aynı doğrultuda Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi (E. 2024/1012, K. 2025/669), "sözleşmeye göre davacının 120.000,00-TL peşin ödeme yaptığı, taşınmazın davacıya devredilmediği" ve "ödemiş olduğu bedeli sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince geri isteyebileceği" değerlendirmesini yaparak alacağın iflas masasına kaydına hükmetmiştir.

B. Şirket Hesabına Sehven / Hatalı Gönderilen Paralar

Müşteri veya üçüncü kişilerin yanlışlıkla iflas eden şirketin hesaplarına para transfer etmesi durumunda sebepsiz zenginleşme hükümleri devreye girer.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi (E. 2021/703, K. 2022/236), havalenin kural olarak borç ödeme vasıtası sayıldığını, "aksi ispat edilmediği takdirde gönderilen havalenin bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı karine olarak kabul edilmektedir" tespitiyle açıklamış; alacak iddiasında bulunanın bunu ispatlaması gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararını kaldırmıştır.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi (E. 2020/1579, K. 2020/116), iflastan hemen önce sehven gönderildiği iddia edilen paranın iadesi talebinde "her türlü alacak talebinin iflas masasına karşı ileri sürülmesi gerekmektedir" değerlendirmesini yapmıştır.

İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi (E. 2020/642, K. 2021/83), taraflar arasında sipariş bulunmadığı ve "davacı tarafından bu paranın sehven müflis şirket hesabına gönderildiği kanaatine varılarak" alacağın iflas masasına kaydına karar vermiştir.

Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi (E. 2019/79, K. 2020/398) ise sehven iflas eden şirkete gönderilen ve hesapta bekletilen paraya ilişkin somut olayda "davacının davayı ispat ettiği, müflise para göndermesi için bir sebep bulunmadığı, davalının sebepsiz zenginleştiği gözetilerek davanın kabulüne karar verilmiştir." gerekçesiyle tutarın masa malvarlığından çıkarılarak davacıya iadesine hükmetmiştir.

C. Masa Borcu ve İflas Alacağı Ayrımı

İflas açılmadan önceki hukuki ilişkilerden doğan müşteri alacakları iflas alacağı sayılırken; iflasın açılmasından sonra iflas idaresinin gözetiminde sürdürülen ticari faaliyetler kapsamında doğan borçlar masa borcu (İİK m. 248) niteliğindedir.

Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi (E. 2024/329, K. 2024/974), şirkete faaliyet izni verilmesinden sonra yapılan işlemlerden doğan alacağa ilişkin olarak; "dava konusu alacağın iflasın açılmasından sonra masanın faaliyetleri çerçevesinde oluştuğu, bu nedenle masa alacağı hükmünde bulunduğu" ve "davacının talep ettiği 25.789,15 TL alacağın, iflas tarihinden sonra ... şirkete faaliyet izni verilmesi kapsamında doğan, iflas masasından tam ve iflas alacaklarından daha önce ödenmesi gerekli masa borcu olduğu" tespitinde bulunmuştur.

D. Müflisin Tasarruf Ehliyetsizliği ve İflas Sonrası Yapılan Transferler

İİK m. 191 gereğince iflas açıldıktan sonra şirketin hesapları ve varlıkları üzerindeki tasarrufları geçersizdir.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi (E. 2022/1378, K. 2025/349), iflastan sonra otomatik ödeme talimatıyla üçüncü kişiye yapılan aktarımlar hakkında; "Borçlunun iflas açıldıktan sonra masaya ait mallar üzerinde her türlü tasarrufu alacaklılara karşı hükümsüz olduğundan müflis adına yapılan ve masanın mevcudunu azaltan ödemenin de hükümsüz olduğu", "iflastan önce tanımla otomotik ödeme talimatının geçerliliğinin kalmadığı" ve "davalı bankanın iflasın açılmasından sonra müflise ait olup 3. Kişiye mevduattan yaptığı ödemeyi iflas masasına iade ile yükümlü olduğu" gerekçeleriyle istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi (E. 2021/547, K. 2022/471) de "iflas ilan edilmişse, banka ne kadar iyi niyetli olursa olsun, iflasın ilanından sonra müflise yaptığı ödeme ile borcundan kurtulamaz, mevduatı masaya tekrar ödemek zorunda olduğu" değerlendirmesini yapmıştır.

E. Sıra Cetvelindeki Sıra ve Yabancı Para Alacakları

İİK m. 206 uyarınca rehinli veya özel kanunla imtiyaz tanınmamış ticari müşteri alacakları dördüncü sıra adi alacak olarak kaydedilir. Tasfiyede sırasıyla masa masrafları, masa borçları, rehinli alacaklar ve ilk üç sıradaki imtiyazlı alacaklar ödendikten sonra kalan bakiye dördüncü sıradaki müşterilere garame usulü paylaştırılır.

Yabancı para cinsinden olan alacaklar bakımından İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi (E. 2025/375, K. 2025/645), "alacağın iflasın açıldığı tarihteki Merkez Bankasının efektif satış kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilerek masaya kayıt ve kabulüne karar verilmesi gerekir" ilkesini vurgulamıştır.

F. Banka ve Finans Kuruluşlarının İflasında Müşteri Mevduatları

5411 sayılı Bankacılık Kanunu m. 63 uyarınca mevduat sahiplerinin sigorta kapsamındaki tutarları TMSF tarafından karşılanır; sigortayı aşan kısım ise İİK m. 206 üçüncü sıra kapsamında imtiyazlı alacak kaydedilir.

İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi (E. 2020/599, K. 2022/230), davacının müflis banka nezdinde "95.070,14 TL ve 1,69 EURO parasının bulunduğu" tespitiyle alacağın 3. sıradan sıra cetveline kaydına hükmetmiştir.

Banka personelinin yönlendirmesiyle offshore hesaba aktarılan ancak fiilen banka bünyesinde kalan tutarlara ilişkin olarak Yargıtay 23. Hukuk Dairesi (E. 2017/2353, K. 2020/3272), murisin "banka personeli tarafından Off shore yönlendirildiği" ve "gönderilen paraların aslında fiilen Off shore aktarılmadığı" gerekçesiyle verilen kayıt kabul kararını onamıştır. Benzer şekilde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi (E. 2024/701, K. 2024/784), "... Bank ... Ltd'e, ... Bank A.Ş tarafından gönderilen paraların aslında fiilen Kıbrıs'a aktarılmadığı" ve "dava konusu bedelin tahsil edilememesinden davalı müflis ... Bank AŞ nin sorumlu olacağı" gerekçesiyle masaya alacak kaydını onamıştır.

3. Usul Hukuku Esasları ve Görevli Yargı Yolu

Yargı Yolu: Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü (E. 2020/497, K. 2020/495), iflas masasına alacak kaydı ve sıra cetveline ilişkin uyuşmazlıklarda "davanın görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır." tespitiyle adli yargının görevli olduğunu belirtmiştir.

Kayıt Talebi Süresi: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi (E. 2024/701, K. 2024/784), "alacaklıların iflasın kapanmasına kadar kayıt kabul isteminde bulunmaları mümkündür" tespitini yapmıştır.

Sıra Cetveline İtiraz ve Hak Düşürücü Süre: İflas idaresince alacak talebi reddedilen veya tenzil edilen alacaklı, İİK m. 235 uyarınca sıra cetvelinin ilanından itibaren 15 gün içinde asliye ticaret mahkemesinde kayıt kabul davası açmalıdır. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi (E. 2022/535, K. 2022/490), "İİK'nın 234/2. madde hükmü uyarınca yapılan tebligat bilgi verme mahiyetinde olup dava açma süresi bu tebligat ile başlamaz." değerlendirmesiyle ilan tarihinden itibaren 15 günlük hak düşürücü sürenin geçtiği durumda davanın usulden reddini onamıştır.

Bilgilendirme: Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; içeriği avukatlık reklamı niteliği taşımaz. Somut hukuki uyuşmazlıklarınız için mutlaka bir avukata danışınız.
← Tüm Makaleler Hukuki Destek Al