Sosyal medya platformlarının günlük yaşamda yaygınlaşması, evlilik birliğinde sadakat yükümlülüğünün dijital ortamdaki sınırlarını da önemli bir hukuki tartışma konusu hâline getirmiştir. Eşlerden birinin üçüncü kişilerle romantik veya cinsel içerikli mesajlaşmalar gerçekleştirmesi, evlilik birliğinin gerektirdiği sadakat yükümlülüğüne aykırı davranış olarak değerlendirilebilir.

Bununla birlikte, sosyal medya üzerinden gerçekleştirilen her iletişim zina olarak kabul edilmez. Türk Medeni Kanunu'nun 161. maddesi anlamında zina ile sadakat yükümlülüğüne aykırı diğer davranışlar arasında hukuki ayrım bulunmaktadır. Fiziksel birliktelik ispatlanamasa dahi romantik içerikli yazışmalar, somut olayın koşullarına göre Türk Medeni Kanunu'nun 166. maddesi kapsamında boşanma sebebi oluşturabilir.

Mahkeme, mesajların içeriğini, taraflar arasındaki ilişkinin niteliğini ve evlilik birliğine etkisini birlikte değerlendirir. Bu nedenle sosyal medya yazışmalarının boşanma davasındaki hukuki sonucu, yalnızca mesajlaşmanın varlığına değil, yazışmaların niteliğine ve hukuka uygun delillerle ispatlanmasına bağlıdır.

Bilgilendirme: Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; içeriği avukatlık reklamı niteliği taşımaz. Somut hukuki uyuşmazlıklarınız için mutlaka bir avukata danışınız.
← Tüm Makaleler Hukuki Destek Al