Duygusal ilişkiler sırasında taraflar birbirlerine para gönderebilmekte, çeşitli harcamalar yapabilmekte veya ekonomik destek sağlayabilmektedir. Ancak ilişkinin sona ermesiyle birlikte yapılan ödemelerin geri istenmesi gündeme gelebilir. Bu tür uyuşmazlıklarda paranın hangi amaçla verildiği ve taraflar arasında nasıl bir hukuki ilişki kurulduğu önem taşımaktadır.
Sevgililik ilişkisi sırasında gönderilen her para bağış olarak kabul edilemeyeceği gibi, her ödemenin borç niteliğinde olduğu da söylenemez. Tarafların iradeleri doğrultusunda ödeme, tüketim ödüncü sözleşmesine, bağışlamaya veya belirli bir amacın gerçekleştirilmesine yönelik olabilir. Bu ayrım, geri isteme hakkının bulunup bulunmadığını etkiler.
Nişanlılık ilişkisinde ise Türk Medeni Kanunu'nun 122. maddesi ayrıca önem taşımaktadır. Nişanın evlenme dışında bir nedenle sona ermesi durumunda, kanuni koşulların gerçekleşmesi hâlinde alışılmışın dışındaki hediyelerin geri verilmesi talep edilebilir. Ancak olağan hediyeler, borç olarak verilen paralar ve diğer ödemeler aynı hukuki değerlendirmeye tabi değildir.
Ayrılık sonrasında açılabilecek davalarda banka dekontları, yazışmalar, ödeme açıklamaları ve tarafların beyanları önem taşıyabilir. İadenin mümkün olup olmadığı, ödemenin hukuki niteliğine ve uygulanacak hükümlere bağlıdır. Dolayısıyla duygusal ilişkinin sona ermesi tek başına yapılan bütün harcamaların geri istenebilmesi sonucunu doğurmaz.