İştirak nafakası; evlilik birliğinin sona ermesi veya ayrılık durumunda, velayeti kendisine verilmeyen eşin ortak çocuğun bakım, korunma ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmasını sağlayan bir aile hukuku yükümlülüğüdür. Zaman içinde gelişen ekonomik şartlar, enflasyon, paranın alım gücündeki kayıplar ve çocuğun yaşının büyümesine bağlı olarak gereksinimlerinin değişmesi durumunda, nafakanın artırılması gündeme gelmektedir.
İştirak nafakasının takdiri, uyarlanması ve artırılmasına ilişkin temel yasal normlar 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerinde yer almaktadır:
TMK Madde 331: "Durumun değişmesi hâlinde hâkim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır."
TMK Madde 330: "Nafaka miktarı, çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir. Nafaka miktarının belirlenmesinde çocuğun gelirleri de göz önünde bulundurulur. Nafaka her ay peşin olarak ödenir. Hâkim istem hâlinde, irat biçiminde ödenmesine karar verilen nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir."
TMK Madde 182: "Mahkeme boşanma veya ayrılığa karar verirken, olanak bulundukça ana ve babayı dinledikten ve çocuk vesayet altında ise vasinin ve vesayet makamının düşüncesini aldıktan sonra, ana ve babanın haklarını ve çocuk ile olan kişisel ilişkilerini düzenler. (Ek ikinci fıkra:24/11/2021-7343/37 md.) Mahkeme, kararında kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerinin yerine getirilmemesi hâlinde, çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayetin değiştirilebileceğini ihtar eder. Velâyetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin çocuk ile kişisel ilişkisinin düzenlenmesinde, çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlâk bakımından yararları esas tutulur. Bu eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır. Hâkim, istem hâlinde irat biçiminde ödenmesine karar verilen bu giderlerin gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir."
TMK Madde 183: "Ana veya babanın başkasıyla evlenmesi, başka bir yere gitmesi veya ölmesi gibi yeni olguların zorunlu kılması hâlinde hâkim, re'sen veya ana ve babadan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alır."
TMK Madde 4: "Kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hâkim, hukuka ve hakkaniyete göre karar verir."
TMK Madde 328: "Ana ve babanın bakım borcu, çocuğun ergin olmasına kadar devam eder. Çocuk ergin olduğu halde eğitimi devam ediyorsa, ana ve baba durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde olmak üzere, eğitimi sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdürler."
HMK Madde 26: "(1) Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. (2) Hâkimin, tarafların talebiyle bağlı olmadığına ilişkin kanun hükümleri saklıdır."
2. İştirak Nafakasının Artırılmasını Talep Etme Usulleri
Yargıtay içtihatları ve yasal mevzuat uyarınca iştirak nafakasının artırılması üç farklı hukuki yolla talep edilebilmektedir:
A. Ayrı Bir Nafaka Artırım Davası Açılması: Önceden verilmiş ve kesinleşmiş bir ilamla ya da boşanma protokolüyle hükmedilen iştirak nafakasının yetersiz kalması durumunda, velayeti kullanan ebeveyn tarafından aile mahkemesinde müstakil bir dava açılabilir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi kararlarında bu yol genel olarak bir "nafaka artırım davası" veya "iştirak nafakasının artırılması davası" olarak nitelendirilmektedir (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi-2023/3143-2023/2356-11.05.2023; Yargıtay 2. Hukuk Dairesi-2024/3843-2024/3668-21.05.2024; Yargıtay 2. Hukuk Dairesi-2024/5291-2024/5543-10.09.2024; Yargıtay 2. Hukuk Dairesi-2025/9914-2026/943-02.02.2026).
Ayrıca artırım istemi, açılan bir karşı dava kapsamında da ileri sürülebilmektedir. Örneğin, bir uyuşmazlıkta anne tarafından cevap ve karşı dava dilekçesi verilerek "iştirak nafakasının aylık 2.000,00 TL'den 10.000,00 TL'ye artırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir." şeklinde artırım istenebilmiştir (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi-2023/3548-2023/2432-17.05.2023).
Açılan davada talep edilen artış, kural olarak "dava tarihi itibariyle" geçerli olmak üzere hüküm altına alınmaktadır (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi-2023/3143-2023/2356-11.05.2023; Yargıtay 2. Hukuk Dairesi-2024/3843-2024/3668-21.05.2024). Davacı taraf dilerse dava kesinleşene kadar geçerli olmak üzere tedbiren artırım ve nihai olarak dava tarihinden geçerli artırım talep edebilir (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi-2023/5962-2023/4563-05.10.2023; Yargıtay 2. Hukuk Dairesi-2024/3340-2024/5512-10.09.2024).
B. Görülmekte Olan (Derdest) Boşanma/Nafaka Yargılamasında Talep Edilmesi:İştirak nafakası talebi, çocuğun üstün yararı ve kamu düzeniyle doğrudan bağlantılıdır. Dolayısıyla davanın devamı sırasında nafakanın talep edilmesi veya artırılması özel usuli kolaylıklara bağlanmıştır:
Islah Şartı ve İddianın Genişletilmesi Yasağı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin kararlılık kazanan içtihadına göre, "çocuklara yönelik tedbir nafakası ile iştirak nafakalarına Mahkemece re'sen hükmedilebileceği, yine yargılama aşamasında da her zaman istenebileceği" ve nafakanın "sonradan istenmesi veya isteğin artırılmasının iddianın genişletilmesi niteliğinde bulunmadığı gibi artırım veya istek için ıslah talebinde bulunulmasına da gerek olmadığı" kabul edilmektedir (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi-2025/1605-2025/8984-20.10.2025; Yargıtay 2. Hukuk Dairesi-2025/9401-2026/5784-01.06.2026).
Bu doğrultuda taraf, yargılama sürerken örneğin 26.06.2025 tarihli "davanın esasına ilişkin beyanlarımız hakkında" konulu dilekçesi ile mahkemeden nafakanın artırılmasını isteyebilir; mahkemenin bu dilekçeyi ve hakkaniyet ilkesini dikkate alarak karar vermesi gerekir (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi-2025/9401-2026/5784-01.06.2026).
Uygulamada tarafların ıslah dilekçesi yoluyla da artırım veya artış oranı talep ettikleri görülmektedir (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi-2025/5925-2026/1465-10.02.2026; Yargıtay 2. Hukuk Dairesi-2025/112-2025/7028-10.09.2025).
C. Gelecek Yıllar İçin Otomatik (Periyodik) Artış Talep Edilmesi:TMK m. 182/4 ve m. 330/4 gereğince hâkim, istem hâlinde irat biçiminde ödenen nafakanın gelecek yıllardaki miktarını karara bağlayabilir:
Açık Talep Şartı: Gelecek yıllara ilişkin artış oranı uygulanabilmesi için tarafın bu yönde açık talebi bulunmalıdır. Davacı taraf dava veya ıslah dilekçesinde ÜFE, TEFE/TÜFE ya da enflasyon oranında artış yapılmasını istemelidir (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi-2024/1583-2024/9557-05.12.2024; Yargıtay 2. Hukuk Dairesi-2023/4188-2024/10405-24.12.2024).
Yargıtay Uygulaması: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin kararlarında, "talep halinde hüküm altına alınan iştirak nafakasına ÜFE oranları üzerinden yıllık artış oranı belirlenmesi gerekir" ilkesi vurgulanmaktadır (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi-2023/4188-2024/10405-24.12.2024; Yargıtay 2. Hukuk Dairesi-2024/7890-2025/4077-21.04.2025; Yargıtay 2. Hukuk Dairesi-2023/9814-2024/7170-10.10.2024; Yargıtay 2. Hukuk Dairesi-2025/5925-2026/1465-10.02.2026).
Talebin varlığına rağmen artış oranı kararlaştırılmamışsa, hüküm düzeltilerek "hükmedilen iştirak nafakalarının boşanma hükmünün kesinleştiği yılı takip eden bir yıl sonra ve devam eden her yıl TÜİK'in belirlediği ÜFE oranında artırılmasına" şeklinde karar verilmektedir (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi-2024/1583-2024/9557-05.12.2024; Yargıtay 2. Hukuk Dairesi-2024/7890-2025/4077-21.04.2025).
3. Yargı Kararlarında Değerlendirme Kriterleri ve Hakkaniyet İlkesi
Mahkemeler iştirak nafakasının artırılması talebini karara bağlarken TMK m. 4'teki hakkaniyet ilkesini esas almaktadır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin istikrarlı tespitine göre: "Mahkemece 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda iştirak nafakasına hükmedilmesi gerekir." (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi-2023/3143-2023/2356-11.05.2023; Yargıtay 2. Hukuk Dairesi-2023/5962-2023/4563-05.10.2023).
Yargıtay ve yerel mahkeme kararlarında dikkate alınan somut olgular şunlardır:
Ekonomik Koşulların Değişmesi ve Enflasyon: İlk Derece Mahkemesince yapılan değerlendirmede "yüksek enflasyon karşısında paranın alım gücündeki düşüş, iştirak nafakasına hükmedilen tarihten bu yana geçen süre ve ortak çocuğun büyümesinden kaynaklı oluşan yeni eğitim masrafları" artırım gerekçesi olarak kabul edilmiştir (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi-2023/3548-2023/2432-17.05.2023). Benzer şekilde ilk derece mahkemeleri "tarafların sosyal ve ekonomik durumlarında, ihtiyaçlarında, ülkenin ekonomik yapısında oluşan değişiklikler" unsurunu gözetmektedir (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi-2023/3192-2023/2354-11.05.2023).
Tarafların Sosyal ve Ekonomik Durumu: Anne ve babanın gelirleri, malvarlıkları ve ödeme güçleri ile çocuğun menfaatleri dengelenir (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi-2023/5962-2023/4563-05.10.2023; Yargıtay 2. Hukuk Dairesi-2024/1805-2024/2930-29.04.2024). Daire, "Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre ortak çocuk yararına takdir edilen iştirak nafakası azdır." gerekçesiyle düşük belirlenen nafakaları bozmaktadır (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi-2023/7280-2024/3408-14.05.2024).
Çocuğun Büyümesi ve Giderleri: Çocuğun yaşının ilerlemesi, okul, kurs, sağlık gibi eğitim ve gelişim masraflarının fazlalaşması nafakanın artırılmasında doğrudan etkili olmaktadır (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi-2023/3548-2023/2432-17.05.2023; Yargıtay 2. Hukuk Dairesi-2023/1003-2023/787-28.02.2023).
Kaynakça
Yargıtay, 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/3143, K. 2023/2356, T. 11.05.2023
Yargıtay, 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/5962, K. 2023/4563, T. 05.10.2023
Yargıtay, 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/7280, K. 2024/3408, T. 14.05.2024
Yargıtay, 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/5925, K. 2026/1465, T. 10.02.2026
Yargıtay, 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/3548, K. 2023/2432, T. 17.05.2023
Yargıtay, 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/5291, K. 2024/5543, T. 10.09.2024
Yargıtay, 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/3192, K. 2023/2354, T. 11.05.2023
Yargıtay, 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/1605, K. 2025/8984, T. 20.10.2025
Yargıtay, 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/112, K. 2025/7028, T. 10.09.2025
Yargıtay, 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/4188, K. 2024/10405, T. 24.12.2024
Yargıtay, 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/1583, K. 2024/9557, T. 05.12.2024
Yargıtay, 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/9814, K. 2024/7170, T. 10.10.2024
Yargıtay, 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/1454, K. 2024/2494, T. 17.04.2024
Yargıtay, 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/9914, K. 2026/943, T. 02.02.2026
Yargıtay, 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/7890, K. 2025/4077, T. 21.04.2025
Yargıtay, 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/9401, K. 2026/5784, T. 01.06.2026
Yargıtay, 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/6353, K. 2023/4292, T. 28.09.2023
Yargıtay, 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/3542, K. 2023/2594, T. 23.05.2023
Yargıtay, 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/3340, K. 2024/5512, T. 10.09.2024
Yargıtay, 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/3843, K. 2024/3668, T. 21.05.2024
Yargıtay, 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/5748, K. 2023/4359, T. 28.09.2023
Yargıtay, 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/1805, K. 2024/2930, T. 29.04.2024
Yargıtay, 2. Hukuk Dairesi, E. 2026/1403, K. 2026/7341, T. 29.06.2026
Yargıtay, 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/5549, K. 2024/5627, T. 10.09.2024
Yargıtay, 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/1003, K. 2023/787, T. 28.02.2023