Evlilik birliğinde ekonomik sorumlulukların paylaşılması, ortak yaşamın sürdürülebilmesi açısından önem taşımaktadır. Eşlerden birinin sürekli ve kontrolsüz biçimde borçlanması, aile bütçesini tehlikeye düşürmesi veya diğer eşten habersiz önemli mali yükümlülükler altına girmesi, evlilikte ciddi anlaşmazlıklara yol açabilmektedir.

Türk Medeni Kanunu'nun 166. maddesi kapsamında, borçlanma davranışlarının evlilik birliğini temelinden sarsacak ağırlığa ulaşması hâlinde boşanma sebebi olarak değerlendirilmesi mümkündür. Bununla birlikte, her borçlanma davranışı kusur oluşturmaz. Borcun hangi amaçla yapıldığı, ailenin ihtiyaçları, eşlerin ekonomik koşulları ve borçlanmanın ortak yaşama etkileri önem taşımaktadır.

Özellikle kumar, aşırı harcama veya aile ekonomisini tehlikeye atan davranışlar nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlıklarda, boşanma talebinin hukuki dayanakları somut olay çerçevesinde değerlendirilmelidir. Borçların hangi eşe ait olduğu ve diğer eşin bu borçlardan sorumluluğu ise boşanma sebebinden ayrı bir hukuki meseledir.

Bilgilendirme: Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; içeriği avukatlık reklamı niteliği taşımaz. Somut hukuki uyuşmazlıklarınız için mutlaka bir avukata danışınız.
← Tüm Makaleler Hukuki Destek Al