NÖBETÇİ AİLE MAHKEMESİNE

DAVACI: [Ad Soyad] (T.C. Kimlik No: […])  

[Adres]

DAVALI: [Ad Soyad] (T.C. Kimlik No: […])  

[Adres]

KONU: Türk Medeni Kanunu m. 166/1 Uyarınca Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması Nedeniyle Boşanmamıza; Velayet, Nafaka, Maddî ve Manevî Tazminat Taleplerime İlişkindir.

AÇIKLAMALAR

1. Evlilik Birliğinin Teşekkülü ve Ortak Hayatın Çekilmez Hale Gelmesi 

Davalı erkek eş ile resmî nikâh ile evlenmiş bulunmakta olup aramızda kanunun koruduğu bir evlilik birliği kurulmuştur. Ne var ki evliliğin tesisinden itibaren davalı taraf, evlilik birliğinin getirdiği karşılıklı saygı, sevgi, huzur ve güven ortamını tamamen zedeleyen ağır tutum ve eylemler içerisine girmiştir.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 185. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarında açıkça düzenlendiği üzere; "Eşler, bu birliğin mutluluğunu elbirliğiyle sağlamak ve çocukların bakımına, eğitim ve gözetimine beraberce özen göstermekle yükümlüdürler." ve "Eşler birlikte yaşamak, birbirine sadık kalmak ve yardımcı olmak zorundadırlar." Davalı erkek eş, mezkûr kanuni yükümlülüklerinin hiçbirine riayet etmemiş; ortak yaşamı benim açımdan sürdürülmesi imkânsız bir eziyete dönüştürmüştür.

2. Davalı Tarafın Bana ve Aileme Yönelik Süreklilik Gösteren Hakaret ve Küfürleri:

Evlilik birliğinin devamı süresince davalı erkek eş, bana ve aileme yönelik sistematik, süreklilik arz eden ve tahammül sınırlarını fazlasıyla aşan küfür ve hakaret içerikli sözler sarf etmiştir. Davalı; en ufak bir fikir ayrılığında dahi agresif bir tavır takınarak şahsımı, kadınlık onurumu ve aile bağlarımı hedef almış, annemi, babamı ve yakın akrabalarımı sinkaflı küfürlerle aşağılamıştır.

Ailemin doğrudan hedef alınması, aramızdaki saygı bağını yok etmekle kalmamış; ailevi ilişkileri ve evlilik birliğinin temelini onarılamaz biçimde yıkmıştır. Benim bu ağır sözlü saldırılara yol açacak hiçbir kusurum, haksız tutumum veya provoke edici davranışım bulunmamaktadır. Evliliği ayakta tutabilmek adına sabır göstermiş isem de davalının küfür ve hakaretleri süreklilik kazanmış; bu durum tarafımca hiçbir surette affedilmemiş ve hoşgörüyle karşılanmamıştır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 23.05.2024 tarihli, E. 2023/5873, K. 2024/3756 sayılı ilamında; ilk derece mahkemesince tespit edilen "erkeğin aşırı kıskanç bir yapıya sahip oluşu,eşine ve ailesine sinkaflı küfürler etmesi" vakıası üzerinden "erkeğin tam kusurlu olduğu, kadının ise kanıtlanabilmiş bir kusurunun bulunmadığı" kabul edilmiş ve bu karar Yargıtay tarafından onanmıştır. Somut olayda da davalının bana ve aileme yönelttiği küfürler, davalı erkeği boşanmaya sebep olan olaylarda tam ve asli kusurlu kılmaktadır.

Nitekim Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesinin birinci fıkrası uyarınca; "Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir." Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 03.02.2026 tarihli, E. 2025/6215, K. 2026/983 sayılı ilamında ifade olunduğu üzere; "Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir." Davalı ile bir arada yaşamayı sürdürmemizde hukuki, toplumsal ve fiili hiçbir menfaat kalmamıştır.

3. Kişilik Haklarımın Ağır Surette İhlali Sebebiyle Tazminat Taleplerim:

Davalı erkeğin bana ve aileme yönelik sarf ettiği hakaretamiz ve sinkaflı sözler, kişilik haklarıma doğrudan ve ağır bir saldırı teşkil etmiştir. Maruz kaldığım bu aşağılanma neticesinde derin bir elem, keder ve psikolojik yıpranma yaşadım.

Türk Medeni Kanunu’nun 174. maddesi; "Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddî tazminat isteyebilir. Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevî tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir." hükmünü amirdir. Anılan Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 23.05.2024 tarihli, E. 2023/5873, K. 2024/3756 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, "erkeğin eylemlerinin kadının kişilik haklarına saldırı teşkil etmesi nedeni ile tarafların ekonomik durumları ve hakkaniyet ilkesi dikkate alınarak kadın yararına maddî ve manevî tazminata hükmedildiği" gerekçesiyle tazminat kararı onanmıştır. Bu doğrultuda, boşanmaya neden olan olaylarda tam kusurlu olan davalıdan, lehime [Miktar] TL maddî ve [Miktar] TL manevî tazminatın tahsilini talep etme zarureti hâsıl olmuştur.

4. Nafaka Taleplerim:

Evlilik sürecinde ve akabinde ekonomik olarak desteksiz kalmış olup, boşanma neticesinde ağır bir yoksulluğa düşme tehlikesi altındayım. TMK m. 169 gereğince dava tarihinden itibaren yararıma aylık [Miktar] TL tedbir nafakasına; TMK m. 175 hükmü gereğince ise boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren süresiz olarak aylık [Miktar] TL yoksulluk nafakasına hükmedilmesini talep etmekteyim.

5. Varsa Müşterek Çocukların Durumu, Velayet ve İştirak Nafakası:

Evlilik birliğimizden dünyaya gelmiş müşterek çocuk/çocuklar bulunması halinde; çocukların yaşları, anne şefkatine ve bakımına muhtaç olmaları, davalının saldırgan ve küfürbaz yapısının çocukların ahlaki ve zihinsel gelişimini olumsuz etkileyeceği hususları gözetilerek TMK m. 182 uyarınca müşterek çocukların velayetinin tarafıma tevdi edilmesi gerekmektedir. Velayetin tarafıma verilmesiyle birlikte çocukların bakım, iaşe ve eğitim masraflarına davalı babanın gücü oranında katılımı yasal zorunluluk olduğundan, müşterek çocuk/çocuklar lehine dava tarihinden itibaren aylık [Miktar] TL tedbir, boşanmanın kesinleşmesinden sonra iştirak nafakasına hükmedilmesini talep ederim.

HUKUKİ SEBEPLER: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (m. 166/1, 169, 174, 175, 182, 185 ve ilgili maddeleri), 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve ilgili yasal mevzuat.

HUKUKİ DELİLLER: Nüfus aile kayıt tablosu, Tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırması raporları, Tanık anlatımları (Tanıkların isim ve adresleri bilahare sunulacaktır; davalının hakaret ve küfürlerine, ortak hayatın çekilmezliğine dair beyanda bulunacaklardır), Taraflar arasındaki iletişim yazışmaları, mesajlaşma ve arama kayıtları, ekran görüntüleri, Yargıtay Kararları, Bilirkişi incelemesi, psikososyal inceleme raporu (SİR), Yemin, isticvap ve ikamesi mümkün her türlü yasal delil.

SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda arz ve izah edilen ve Mahkemenizce re'sen gözetilecek nedenlerle;

  1. 1.Davamın kabulü ile, Türk Medeni Kanunu’nun 166/1 maddesi uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle davalı ile boşanmamıza,

  2. 2.Varsa müşterek çocuk/çocukların üstün yararı doğrultusunda velayetlerinin davacı anne olarak tarafıma verilmesine,

  3. 3.Dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere lehime aylık [Miktar] TL tedbir nafakasına, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren bu nafakanın yoksulluk nafakası olarak devamına,

  4. 4.Müşterek çocuk/çocuklar lehine dava tarihinden itibaren aylık [Miktar] TL tedbir nafakasına, hükmün kesinleşmesinden itibaren bu nafakanın iştirak nafakası olarak davalıdan tahsiline,

  5. 5.Davalı erkeğin tam kusurlu eylemleri sonucu kişilik haklarımın zedelenmesi ve menfaatlerimin sarsılması sebebiyle; lehime [Miktar] TL maddî tazminat ile [Miktar] TL manevî tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak tarafıma verilmesine,

  6. 6.Yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederim. [Tarih]

Davacı
[Ad Soyad]
[İmza]

 

Bilgilendirme: Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; içeriği avukatlık reklamı niteliği taşımaz. Somut hukuki uyuşmazlıklarınız için mutlaka bir avukata danışınız.
← Tüm Makaleler Hukuki Destek Al