Boşanma davalarında hakaret, tehdit, psikolojik şiddet ve benzeri davranışların ispatlanması amacıyla ses kayıtlarına başvurulabilmektedir. Ancak eşler arasındaki konuşmaların gizlice kaydedilmesi, özel hayatın gizliliği ve haberleşmenin korunmasına ilişkin hukuki düzenlemeler bakımından dikkatle değerlendirilmelidir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 189. maddesi gereğince hukuka aykırı elde edilen deliller mahkeme tarafından dikkate alınamaz. Gizli ses kayıtlarının hukuki niteliği belirlenirken kaydın hangi koşullarda gerçekleştirildiği, kişinin konuşmanın tarafı olup olmadığı, başka türlü delil elde etme imkânı ve ilgili temel haklar önem taşır. İstisnai koşullarda yapılan kayıtlar ile sistematik şekilde gerçekleştirilen gizli kayıt faaliyetleri aynı hukuki sonuçları doğurmayabilir.
Bu nedenle boşanma davasında kullanılmak üzere gizlice ses kaydı alınmasının her durumda hukuka uygun olduğu söylenemez. Delilin elde edilme yöntemi, hukuk yargılamasındaki kullanılabilirliğinin yanı sıra ceza hukuku bakımından da sonuç doğurabileceğinden, somut olayın özelliklerine göre değerlendirme yapılmalıdır.