Boşanma davalarında eşlerden birinin sadakat yükümlülüğünü ihlal etmesi, velayet konusunda da tartışmalara neden olabilmektedir. Ancak boşanmaya sebebiyet veren olaylarda kusurlu olmak ile velayet hakkının kullanılmasına uygun olmak farklı hukuki değerlendirmelere tabidir. Aldatma eyleminin gerçekleşmiş olması, velayetin otomatik olarak diğer ebeveyne verilmesini gerektirmez.
Türk Medeni Kanunu'nun 182. maddesi kapsamında velayet düzenlemesinde çocuğun sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararları esas alınır. Mahkeme, ebeveynlerin çocuğa karşı sorumluluklarını yerine getirme durumlarını, bakım koşullarını ve çocuğun gelişimine sağlayabilecekleri katkıyı değerlendirir. Sadakat ihlalinin çocuğun yaşamına ve gelişimine doğrudan olumsuz etkileri varsa bu durum ayrıca dikkate alınabilir.
Sonuç olarak aldatan anne veya babanın velayet hakkından kesin olarak mahrum kalacağı yönünde genel bir kural bulunmamaktadır. Velayet kararının temelinde eşler arasındaki kusur oranından ziyade çocuğun üstün yararı yer almaktadır.