1. Giriş ve Uyuşmazlığın Hukuki Niteliği


Telefonun çalınması veya üçüncü kişilerin eline geçmesi neticesinde mobil/internet bankacılığı kanalları vasıtasıyla mevduatın aktarılması, çekilmesi veya yetkisiz işlemler yapılması durumunda doğan uyuşmazlıklar; bankacılık sözleşmesi, mevduatın iadesi borcu, vekâlet sözleşmesindeki özen yükümlülüğü ve haksız fiil sorumluluğu çerçevesinde ele alınmaktadır.

Bankalar, güven kurumu ve basiretli bir tacir olarak mevduatı koruma, bilgi güvenliğini sağlama ve kötü niyetli üçüncü kişilerin işlemlerini önleyecek etkili güvenlik sistemlerini tesis etme yükümlülüğü altındadır. Buna karşılık hesap ve kart sahipleri de kendilerine verilen şifre, parola ve kişisel güvenlik bilgilerini korumakla ve olası kayıp/çalıntı durumlarını derhal bildirmekle mükelleftir.

2. İlgili Mevzuat Çerçevesi

5411 Sayılı Bankacılık Kanunu:

 Madde 61: "4721 sayılı Türk Medenî Kanununun rehinlere ve hapis hakkına, 818 sayılı Borçlar Kanununun alacağın devir ve temlikine, takasa dair hükümleri ile diğer kanunların verdiği yetkiler ve koyduğu yükümlülükler saklı kalmak şartıyla mevduat ve katılım fonu sahiplerine ödenmesi gereken tutarları geri alma hakları hiçbir suretle sınırlandırılamaz. Mevduat veya katılma hesabı sahipleri ile kredi kuruluşları arasında vade ve ihbar süresi hakkında kararlaştırılan şartlar saklıdır."

Madde 76: "Bankalar, müşterilerinin, verilen hizmetlerden kaynaklanan her türlü sorularına cevap verecek bir sistem kurmakla ve bu hizmetle ilgili bilgiyi müşterilerine bildirmekle yükümlüdür. Bankalar, kredi sözleşmelerinin onaylı bir örneğini müşterilerine vermek zorundadır. Talepleri hâlinde müşteri ile yapılan diğer işlemlere ilişkin her türlü belgenin bir örneği de müşterilere verilir."

6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK):

 Madde 18/2: "Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir."

6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK):

Madde 506: "Vekil, vekâlet borcunu bizzat ifa etmekle yükümlüdür. Ancak vekile yetki verildiği veya durumun zorunlu ya da teamülün mümkün kıldığı hâllerde vekil, işi başkasına yaptırabilir. Vekil üstlendiği iş ve hizmetleri, vekâlet verenin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle yürütmekle yükümlüdür. Vekilin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alanda iş ve hizmetleri üstlenen basiretli bir vekilin göstermesi gereken davranış esas alınır."

Madde 114: "Borçlu, genel olarak her türlü kusurdan sorumludur. Borçlunun sorumluluğunun kapsamı, işin özel niteliğine göre belirlenir. İş özellikle borçlu için bir yarar sağlamıyorsa, sorumluluk daha hafif olarak değerlendirilir. Haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümler, kıyas yoluyla sözleşmeye aykırılık hâllerine de uygulanır."

Madde 52: "Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir."

5464 Sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu:

Madde 15: "Kart kullanımından doğan sorumluluk, sözleşme imzalandığı ve kartın zilyetliğine geçtiği veya fizikî varlığı bulunmayan kart numarasının öğrenildiği andan itibaren, kart hamiline aittir. Kartın imza hanesinin kart hamili tarafından imzalanmış olması zorunludur. Üye işyerinin talep etmesi durumunda kart hamili, kartın kullanımı sırasında kimlik belgesi ibraz etmek zorundadır. Bu Kanunun 20 nci maddesi uyarınca harcama belgesi düzenlenmeksizin çeşitli iletişim araçları yoluyla veya sipariş formu vasıtasıyla yapılan mal ve hizmet alımlarındaki hukuka aykırı kullanımlardan kaynaklanan zararlardan kart hamili sorumlu tutulamaz."

Madde 16: "Kart hamili, kendisine tevdi edilen kartı ve kartın kullanılması bir kod numarası, şifre veya kimliği belirleyici başka bir yöntemin kullanılmasını gerektiriyorsa bu bilgileri güvenli bir şekilde korumak ve başkaları tarafından kullanılmasına engel olacak önlemleri almak, kartın kaybolması, çalınması veya iradesi dışında gerçekleşmiş herhangi bir işlemi öğrenmesi halinde kart çıkaran kuruluşu derhal haberdar etmek zorundadır. Kart hamili adresinde meydana gelen değişiklikleri, değişiklik tarihinden itibaren onbeş gün içinde kart çıkaran kuruluşa bildirmekle yükümlüdür."

3. Yargı Kararları Işığında Bankanın Sorumluluğu ve Değerlendirme Kriterleri

Yargıtay kararlarında, doğrudan salt telefonun çalınmasına özgülenmiş genel bir otomatik sorumluluk kuralından ziyade; olayın niteliğine, bankanın güvenlik altyapısına, SIM kart/şifre güvenliğine ve müşterinin müterafik kusuruna göre somut olaya dayalı inceleme yapılması gerektiği içtihat edilmiştir.

A. Bankanın Asli Sorumluluğu ve Güvenlik Mekanizması Kurma Yükümlülüğü

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 24.06.2024 tarihli, E. 2023/2673, K. 2024/5119 sayılı kararında belirtildiği üzere; "usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, dolandırıcılık eylemi müşteriye değil bankaya karşı gerçekleştirilmekte ve mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir." Bankaların hafif kusurlarından dahi sorumlu tutulacağı kabul edilmektedir.

Güvenlik Mekanizmalarının Yetersizliği: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 16.05.2024 tarihli, E. 2023/343, K. 2024/4029 sayılı kararında Bölge Adliye Mahkemesi, bankanın "bu kişilerin eylem ve işlemlerine karşı koyacak etkili mekanizmayı, güvenlik önlemlerini geliştirmediği" gerekçesiyle sorumlu olduğuna hükmetmiş; Yargıtay da bankaların temyiz itirazlarını reddederek kararı vekâlet ücreti yönünden düzeltilerek onamıştır.

SIM Kart Değişikliği ve Blokeler: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 24.06.2024 tarihli, E. 2023/3330, K. 2024/5094 sayılı kararında İlk Derece Mahkemesince, "SİM kart ile ilgili bir bloke olduğu konuşulmasına rağmen sistemi aktif hale getirmek suretiyle davacı ...'un hesabındaki paranın EFT ve havale yapılmasına neden olduğunun" anlaşılması bankanın güvenlik sorumluluğunu yerine getiremediği tespitiyle davanın kabulüne gerekçe yapılmış, istinaf isteminin esastan reddi kararı Yargıtayca onanmıştır.

Olağan Dışı İşlemler ve İhbar Süresi: İstanbul 6. Tüketici Mahkemesi kararında (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 13.12.2021 tarihli, E. 2020/7192, K. 2021/7111 sayılı kararı), aynı gün peş peşe 7 işlem yapılmasına rağmen teyit alınmaması nedeniyle banka kusurlu bulunmuş ve *"tarafların meydana gelen olay nedeniyle müterafik kusurlu olduğunun kabul edildiği" tespiti yapılmıştır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 29.11.2021 tarihli, E. 2020/6811, K. 2021/6672 sayılı kararında ise İlk Derece Mahkemesi "telefon görüşmesi ile kart iptali arasında geçen zaman diliminde yapılan işlemlerden davalı bankanın kusurlu olduğu gerekçesiyle"* davayı kısmen kabul etmiş ve bu yöndeki kabul Yargıtayca düzeltilerek onanmıştır.

B. Müşterinin Kusuru ve Müterafik Kusur Değerlendirmesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 20.03.2023 tarihli, E. 2021/7539, K. 2023/1679 sayılı kararında; "bankanın internet bankacılığı sistemini güvenli hale getirecek önlemleri almakla yükümlü olduğu, buna mukabil hesap sahibinin de bankanın kendisine sistemi kullanması için verdiği şifreyi özenle koruması, gerek şifrenin ve gerekse de sair kişisel bilgilerinin kötü niyetli üçüncü kişilerin eline geçmemesi için her türlü elektronik önlemi alması gerektiği kuşkusuzdur" denilerek "davacının müterafik kusuru olup olmadığı incelenmeden eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporuna göre davalı bankanın tamamen sorumlu olduğunun kabulü doğru olmamış" gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.

Şifre ve Bilgilerin Üçüncü Kişilere Verilmesi: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 28.05.2025 tarihli, E. 2024/6085, K. 2025/3799 sayılı kararında İlk Derece Mahkemesince, "davalı bankanın internet bankacılığı ile ilgili alınabilecek tüm önleyici tedbirleri almış olduğu, bu hususta kusurunun bulunmadığı" ve "gönderilen şifreleri yetkisiz kişilere bildiren davacının tam kusurlu kabul edildiği" belirtilmiş; istinaf başvurusunun esastan reddi kararı Yargıtayca onanmıştır.

Münferit Cihaz ve Şifre Kullanımı: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 29.11.2022 tarihli, E. 2022/6050, K. 2022/8491 sayılı kararında Dairece; "mobil uygulamada QR kod okumayı mümkün kılan uygulama şifresinin sadece davacı bilgisinde olup bunun başka şahıslarca ele geçirilip para çekilmesiyle bankaya atfedilecek bir kusur bulunmadığından" tespiti yapılmıştır.

Mobil Cihazdan Kullanıcının Kendisinin İşlem Yapması: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 03.07.2024 tarihli, E. 2023/3451, K. 2024/5531 sayılı kararında İlk Derece Mahkemesi bilirkişi raporuna dayanarak "dolayısıyla Akıllı SMS gerek kalmadan mobil bankacılığa girişlerin yapılması nedeniyle olayın meydana gelmesinde (Kredi kullanımı Eft işlemleri) davalı bankalara yüklenecek bir ihmal bulunmadığı" gerekçesiyle davayı reddetmiş; Bölge Adliye Mahkemesinin esastan ret kararı Yargıtayca onanmıştır.

C. İspat ve Bilirkişi İncelemesi Zorunluluğu

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 14.09.2023 tarihli, E. 2022/1012, K. 2023/5002 sayılı kararında; "davalı bankanın ve dava dışı Gsm şirketinin kusurlu olup olmadığı, üzerine düşen yükümlülükleri ihlal edip etmediği, sisteme girebilmek için gelen şifreye erişilmesi gerekiyorsa bunun kimin ihmalinden kaynaklandığı hususlarında içinde bilişim uzmanının da bulunduğu bilirkişi heyetinden rapora itirazları da karşılar rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekir" denilerek alt derece mahkemesi kararı bozulmuştur.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 26.04.2023 tarihli, E. 2022/2809, K. 2023/2486 sayılı kararında; onay SMS'lerinin operatör HTS kayıtlarından incelenmesi ve "davacı yanın soruşturma dosyasındaki beyanları da dikkate alınarak kendisine tanımlı şifresinin güvenliği ve korunması için müterafik kusuru yönünden araştırma yapılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Faiz başlangıcı hususunda ise Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 20.04.2021 tarihli, E. 2020/6107, K. 2021/4330 sayılı kararında; "Haksız fiilden kaynaklanan uyuşmazlıklarda hüküm altına alınan tazminat miktarına olay tarihinden itibaren faiz uygulanması gerekmekte olup" ilkesine yer verilmiştir.

5. Sonuç ve Hukuki Değerlendirme

Telefonun çalınması ve akabinde bankadaki paranın çekilmesi/aktarılması durumunda sorumluluk tespiti için aşağıdaki hususlar belirleyicidir:

Bankanın Sorumluluğu Açısından: Kural olarak mevduat sahibinin alacağı aynen devam etmekte olup yetkisiz işlemler doğrudan bankanın zararı sayılır. Bankanın şüpheli işlemleri (olağan dışı transferler, ardı ardına yapılan işlemler vb.) tespit edecek sistemleri kurmaması, SIM kart bloke/değişiklik uyarılarına rağmen gerekli güvenlik teyitlerini yapmaması bankanın kusurunu ve sorumluluğunu doğurur.

Müşterinin Kusuru Açısından: Kart/bankacılık şifrelerinin üçüncü kişilerin kolayca erişebileceği şekilde telefonda açıkça tutulması, şifrelerin paylaşılması veya çalınma vakıasının öğrenildiği anda bankaya bildirilmemesi (5464 sayılı Kanun m. 16) hâllerinde müşterinin müterafik kusuru (TBK m. 52) gündeme gelir; bu durum tazminatın indirilmesine veya davanın reddine yol açabilir.

Uygulamada Delillendirme: Olay anında yapılan kayıp/çalıntı ihbar saati, operatörden alınacak HTS ve SMS iletim kayıtları, banka log/IP kayıtları ve bilişim bilirkişisi incelemesi kusur paylaşımının netleştirilmesinde esas alınmaktadır.

Bilgilendirme: Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; içeriği avukatlık reklamı niteliği taşımaz. Somut hukuki uyuşmazlıklarınız için mutlaka bir avukata danışınız.
← Tüm Makaleler Hukuki Destek Al